<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0">
<channel>
 
  <title>Gaziantep Haberleri ve Son Dakika Gelişmeleri - MyGaziantep - MYGaziantep</title>
  <link>https://mygaziantep.com/rss/kategori/saglik</link>
  <description>&quot;Benim Gaziantep&#039;im&quot; anlayışıyla şehrin ritmini tutan MyGaziantep; Gaziantep son dakika haberleri, yerel gündem, ekonomi ve güncel gelişmeleri tarafsızca sunar.</description>
  <atom:link href="https://mygaziantep.com/rss/kategori/saglik" rel="self" type="application/rss+xml"/>
  <language>tr-TR</language>
  <copyright>Copyright 2026, mygaziantep.com</copyright>
  <category>News</category>
  <lastBuildDate>Fri, 18 Sep 2026 00:00:00 +0300</lastBuildDate>
  <ttl>1</ttl>
  
    <item>
    <title>Öksürük neden geçmez?</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28834654/oksuruk-neden-gecmez</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28834654/oksuruk-neden-gecmez</guid>
    <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Üç haftadan uzun süren öksürüklerde altta yatan nedenin araştırılması gerektiği belirtildi ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Demet Çetin, öksürüğün süresi ve eşlik eden belirtilerin hastalığın nedeninin belirlenmesinde önemli olduğunu ifade etti.
Öksürüğün çoğunlukla solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte görülebildiğini aktaran Uzm. Dr. Demet Çetin, şöyle devam etti:
“Enfeksiyon sonrası bir süre devam eden öksürük görülebilir. Ancak öksürüğün uzaması, sık tekrarlaması veya kişinin günlük yaşamını etkilemesi durumunda altta yatan neden mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle üç haftadan uzun süren öksürüklerde hekim muayenesi önem taşımaktadır.”
Kronik öksürüğün birçok farklı nedeni olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Demet Çetin, astım, KOAH, alerjik hastalıklar, reflü ve burun-sinüs kaynaklı problemlerin uzun süren öksürüğe yol açabileceğini söyledi.
Sigara kullanımının da öksürüğün önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Demet Çetin, sigara kullanan kişilerin uzun süre devam eden öksürük şikâyetlerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.
Öksürüğün yanı sıra nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüs ağrısı, ateş, kanlı balgam veya açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çetin, şu ifadeleri kullandı:
“Öksürüğün kuru ya da balgamlı olması, ne zaman başladığı, günün hangi saatlerinde arttığı ve hangi şikâyetlerin eşlik ettiği tanı açısından önemlidir. Bu nedenle uzun süren veya tekrarlayan öksürüklerde yalnızca öksürüğü baskılamak yerine, öncelikle nedeninin ortaya konulması gerekir.” ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/18/large/22099-0.jpg" length="1764" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Okullarla gelen sağlık riski</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28815635/okullarla-gelen-saglik-riski</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28815635/okullarla-gelen-saglik-riski</guid>
    <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Okulların açılmasıyla birlikte çocukların kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla vakit geçirmeye başlaması, enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığını artırabiliyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Esra Kilim Soysüren, yeni eğitim döneminde çocukların enfeksiyonlardan korunması için ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.
Soysüren, “Çocukların okulda ve günlük yaşamlarında ellerini düzenli ve doğru şekilde yıkamaları, enfeksiyonların yayılmasının önlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Özellikle yemeklerden önce ve tuvalet sonrası el hijyenine dikkat edilmesi gerekiyor” dedi.
Enfeksiyon belirtileri gösteren çocukların okula gönderilmemesi gerektiğini ifade eden Soysüren, şöyle devam etti:
“Çocukların yaşlarına uygun ve düzenli uyku alışkanlığı kazanması, dengeli beslenmesi, yeterli sıvı tüketmesi ve günlük fiziksel aktivitelerini sürdürmesi genel sağlık açısından önemlidir. Okul döneminde bu rutinlerin korunması çocukların sağlıklı bir eğitim yılı geçirmesine katkı sağlar.”
Uzm. Dr. Esra Kilim Soysüren, “Çocuğun ateşinin uzun sürmesi, solunum sıkıntısı, belirgin halsizlik, sıvı alamama veya genel durumunda kötüleşme gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/17/large/22086-0.jpg" length="2681" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Gaziantep’te büyük adım / Vali kutladı!</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28764906/gaziantepte-buyuk-adim-vali-kutladi</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28764906/gaziantepte-buyuk-adim-vali-kutladi</guid>
    <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi’nde kanser tedavisinde Türkiye’de bir ilke imza atıldı ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Hastanın kendi kanından elde edilen Doğal Öldürücü (NK) hücreler, GAÜN KÖK-İDEAL GMP Laboratuvarı’nda çoğaltılıp aktive edilerek tedavide kullanıldı.
Uyluk bölgesindeki yumuşak doku kanseri nedeniyle daha önce çeşitli tedaviler gören 51 yaşındaki hastada, hastalığın her iki akciğere yayıldığı belirlendi.
GAÜN Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği’ne yapılan değerlendirmelerin ardından sol akciğerdeki tümör cerrahi operasyonla çıkarıldı.
Ameliyat sonrasında ise hastaya, kanser hücreleriyle mücadelede rol oynayan NK hücreleri kullanılarak hücresel tedavi uygulandı.
Prof. Dr. Feridun Işık, hastada uygulamaya bağlı herhangi bir yan etki görülmediğini ifade etti.
Uygulama sonrasında hastanın kendi NK hücrelerinin sayısının ve etkinliğinin artırıldığını belirten Prof. Dr. Işık, yapılan ilk kontrollerde uygulanan NK hücrelerinin tümör üzerinde etkinlik gösterdiğinin gözlemlendiğini ifade etti.
Prof. Dr. Serdar Öztuzcu ise, NK hücre tedavisinin Türkiye’de ilk kez GAÜN’de uygulandığını vurguladı.
VALİ ÇEBER’DEN MESAJ
Gaziantep Valisi Kemal Çeber, sosyal medyada yayımladığı mesajda, “Gaziantep Üniversitesi Hastanemizde kanser tedavisinde Türkiye’de bir ilke imza atılmış olması bizi ziyadesiyle memnun etti” dedi.
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Rektörü Sait Mesut Doğan ise, konuya ilişkin şu mesajı yayımladı:
“Hastanemizdeki değişim ve dönüşüm, bilimsel ve teknolojik altyapımıza güç katıyor.
Kanser tedavisinde Türkiye’de ilk kez uygulanan NK hücre tedavisinde emeği geçen akademisyenlerimizi ve sağlık çalışanlarımızı kutluyorum.” ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/16/large/22076-0.jpg" length="3316" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Gaziantep’te 1 günde tedavi</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28764953/gaziantepte-1-gunde-tedavi</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28764953/gaziantepte-1-gunde-tedavi</guid>
    <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Gaziantep Şehir Hastanesi’nde hastaların tedavi süreçlerini kolaylaştırmak ve kısa süreli tedavilere daha hızlı erişim sağlamak amacıyla Günübirlik Tedavi Ünitesi hizmete açıldı ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, Günübirlik Tedavi Ünitesi’ni ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Hastaların muayene sonrasında servise yatırılmasına gerek kalmadan, birkaç saat içerisinde tamamlanabilen tedavilerin uygulanabildiği ünite, sağlık hizmetinin daha hızlı ve konforlu şekilde sunulmasına imkân sağlıyor.
Hastanenin sağlık koridorunda E7 alanında hizmet veren Günübirlik Tedavi Ünitesi’nde 18 yataklı sedye ile kısa süreli tedaviler için 6 tedavi koltuğu bulunuyor. Ünitede 1 hekim, 4 hemşire ve 1 tıbbi sekreter görev yapıyor.
Dahiliye, Romatoloji, Endokrinoloji, Nefroloji ve Gastroloji polikliniklerinden yönlendirilen, yatış gerektiren ancak kısa sürede uygulanabilen saatlik tedaviler ünitede gerçekleştiriliyor.
Böylece hastalar, poliklinik muayenelerinin ardından farklı bir servise geçmek zorunda kalmadan tedavilerini aynı alan içerisinde tamamlayabiliyor.
Günübirlik Tedavi Ünitesi’nde yalnızca tedavinin uygulanması değil, ilaç temin sürecinin de hızlı şekilde yürütülmesine yönelik bir sistem oluşturuldu. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/16/large/22069-0.jpg" length="2824" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Gaziantep’te bebek mucizesi</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28764737/gaziantepte-bebek-mucizesi</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28764737/gaziantepte-bebek-mucizesi</guid>
    <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ 830 gram doğan prematüre bebek, 144 günlük yaşam mücadelesinin ardından sağlığına kavuştu ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde 25 haftalık olarak, yalnızca 830 gram ağırlığında dünyaya gelen bebek, doğumundan itibaren kritik bir süreçle karşı karşıya kaldı.
Bebeğin tedavi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medical Point Gaziantep Hastanesi Neonatoloji (Yenidoğan) Uzmanı Prof. Dr. Muhittin Çelik, 25 haftalık ve 830 gram ağırlığında dünyaya gelen bebeğin doğumundan itibaren yoğun bakım şartlarında takip edildiğini belirtti.
Çelik, “830 gram gibi son derece düşük bir doğum ağırlığıyla dünyaya gelen bebeğimiz, doğumundan itibaren yoğun bakım şartlarında yakından takip edildi. Solunum desteğinden beslenmesine, cerrahi süreçlerinden yoğun bakım takibine kadar birçok aşamayı titizlikle yönettik. Uzun ve zorlu bir sürecin ardından bebeğimizi sağlıkla ailesine teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
İKİ KEZ AMELİYAT
Anne karnında gelişen bağırsak perforasyonu nedeniyle cerrahi müdahale gerektiren bebek, hayata tutunabilmek için iki ayrı operasyon geçirdi.
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hikmet Zeytun, bebeğin cerrahi sürecinin oldukça hassas olduğunu belirterek, prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde cerrahi müdahalenin deneyimli ekip ve multidisipliner yaklaşım gerektirdiğini ifade etti.
Zeytun, “İlk operasyonda bağırsaklarını dışarı alarak bebeğimizin genel durumunun toparlanmasını bekledik. Genel durumu düzeldikten ve kilo alımı sağlandıktan sonra ikinci operasyonumuzu gerçekleştirerek bağırsaklarını yeniden karın içine aldık” diye konuştu.
Solunum desteğinden beslenmeye, cerrahi müdahalelerden yoğun bakım takibine kadar birçok zorlu aşamadan geçen bebek, 144 gün süren tedavi ve takip sürecinin ardından sağlıkla taburcu edildi. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/16/large/22066-0.jpg" length="3170" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Çocuklara ilk günlerde dikkat!</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28702150/cocuklara-ilk-gunlerde-dikkat</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28702150/cocuklara-ilk-gunlerde-dikkat</guid>
    <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Okulların açılmasıyla birlikte çocukların kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla vakit geçirmesinin, enfeksiyonların görülme sıklığını artırabileceği belirtildi ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bihter Gürsel Al, şöyle dedi:
“Okulda hastalıkların yayılmasını önlemenin temel yolu, ortamın hijyenik ve havadar tutulmasından geçiyor. Sınıfların düzenli havalandırılması, kapalı alanlarda biriken mikropların dağılmasını sağlar.”
Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi önemli olduğunu vurgulayan Dr. Bihter Gürsel Al, şöyle devam etti:
“Günlük öğünlerde sebze, meyve, protein kaynakları, süt ürünleri ve tam tahıllara yer verilmelidir. Yeterli su tüketimi desteklenmeli; aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalar sınırlandırılmalıdır. Ayrıca Sağlıklı bir vücut için çocuklarınızın her gece yeterli uyuması oldukça önemli.”
Al, çocuğun sık hastalanmasının yanında enfeksiyonların uzun sürmesi veya ağır seyretmesi, sık zatürre ya da kulak enfeksiyonu geçirmesi, kilo alamaması, büyüme ve gelişmesinin etkilenmesi, sürekli halsizlik yaşaması veya hastalıklar arasında tamamen iyileşememesi durumunda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulmasını önerdi. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/15/large/doktor1-1789456533.webp" length="119570" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Erken ergenliğin işaretleri</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28701406/erken-ergenligin-isaretleri</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28701406/erken-ergenligin-isaretleri</guid>
    <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Çocuklarda ergenlik döneminin normalden daha erken başlamasının aileler tarafından fark edilmesinin önemli olduğu belirtiliyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, özellikle çocuklarda yaşına göre erken ortaya çıkan fiziksel değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Ergenliğin çocukların büyüme ve gelişim sürecinin doğal bir parçası olduğunu belirten Doç. Dr. Özge Yüce, bazı çocuklarda bu sürecin beklenenden daha erken başlayabildiğine dikkat çekti.
Yüce, erken ergenliğin kız çocuklarında 8 yaşından, erkek çocuklarında ise 9 yaşından önce başlayan ergenlik bulguları ile değerlendirilmesinin önemli olduğunu aktardı.
Çocuklarda erken ergenliğin ilk belirtilerinin yaşa ve cinsiyete göre değişebildiğini ifade eden Doç. Dr. Özge Yüce, “Kız çocuklarında meme gelişiminin başlaması, koltuk altı ve genital bölgede kıllanma, hızlı boy uzaması gibi bulgular; erkek çocuklarında ise testis ve penis büyümesi, kıllanma, ses kalınlaşması ve hızlı büyüme gibi değişiklikler erken ergenlik açısından değerlendirilmelidir” dedi.
Ailelerin çocuklarında görülen her değişiklikte endişeye kapılmaması gerektiğini de vurgulayan Doç. Dr. Yüce, erken gelişim belirtilerinin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/15/large/ergen-1789452317.jpg" length="257000" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Gaziantep’te hasta kabulü durduruldu!</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28701281/gaziantepte-hasta-kabulu-durduruldu</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28701281/gaziantepte-hasta-kabulu-durduruldu</guid>
    <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Gaziantep Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi’nde, bulaşıcı hastalık şüphesi nedeniyle acil servise hasta kabulünün durdurulduğu öğrenildi ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Edinilen bilgilere göre, hastanenin acil servisine başvuran bir hastada temas yoluyla bulaşabileceği değerlendirilen bir hastalık tespit edilmesi üzerine tedbir amacıyla harekete geçildi.
Bunun üzerine acil serviste yeni hasta kabulünün geçici olarak durdurulduğu belirtildi.
Söz konusu hastanın temas ettiğini ifade ettiği 2 kişinin de hastaneye getirildiği ve kırmızı alanda gözlem ile izolasyon altına alındığı öğrenildi.
Hastalığın ne olduğuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/15/large/hastane-1789450403.jpg" length="25285" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>GAZİANTEP - Okulun ilk günleri kritik!</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28764686/gaziantep-okulun-ilk-gunleri-kritik</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28764686/gaziantep-okulun-ilk-gunleri-kritik</guid>
    <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocuklar için okul rutinine dönüş süreci başladı ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Klinik Psikoloğu Selin Seda Koçakgöl, özellikle okulun ilk günlerinde çocuklarda görülebilen kaygı, huzursuzluk ve okula gitmek istememe gibi durumların doğru yaklaşımla daha kolay aşılabileceğini belirterek ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu.
Çocukların okula gitmek istememesinin ilk günlerde görülebilen doğal bir tepki olabileceğini belirten Selin Seda Koçakgöl, “ Çocuğun kaygısını ‘korkacak bir şey yok’ diyerek geçiştirmek yerine, öncelikle onu dinlemek ve anladığımızı hissettirmek gerekir. Çocuğun duygusuna alan açmak, okula uyum sürecini destekler ” dedi.
Uyum sürecinde düzenli uyku, beslenme ve sabah hazırlıklarının önemine vurgu yapan Selin Seda Koçakgöl, “Çocuklar için öngörülebilir rutinler güven duygusunu artırır. Uyku saatlerinin düzenlenmesi, sabah hazırlıklarının aceleye getirilmemesi ve okul çantasının birlikte hazırlanması çocuğun sürece hazırlanmasına yardımcı olur” ifadelerini kullandı.
Ebeveynlerin okul kapısında vedalaşmayı uzatmaması gerektiğini de belirten Selin Seda Koçakgöl, “Kısa, net ve güven veren bir vedalaşma tercih edilmeli. Çocuğa ne zaman geri dönüleceği konusunda yaşına uygun ve anlaşılır bilgi verilmelidir. Ebeveynin sakin ve kararlı tutumu da çocuğun kendisini daha güvende hissetmesini sağlar” diye konuştu.
Her çocuğun okula alışma süresinin farklı olduğunun altını çizen Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, “ Bazı çocuklar kısa sürede uyum sağlarken bazı çocukların daha fazla zamana ihtiyacı olabilir. Çocukları arkadaşları veya kardeşleriyle kıyaslamak yerine, kendi ihtiyaçları doğrultusunda desteklemek gerekir” dedi.
Selin Seda Koçakgöl, okula yönelik yoğun kaygının uzun süre devam etmesi, çocuğun günlük yaşamını belirgin şekilde etkilemesi veya fiziksel belirtilerin artması durumunda ise uzman desteğine başvurulmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/14/large/22056-0.jpg" length="2818" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>200 kişiye ilk yardım eğitimi</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28764880/200-kisiye-ilk-yardim-egitimi</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28764880/200-kisiye-ilk-yardim-egitimi</guid>
    <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Bu yılki teması &quot;Göç Ortamlarında İlk Yardım&quot; olan Dünya İlk Yardım Günü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü, güne ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“İlk yardım, doğru ve zamanında yapılan müdahaleyle hayat kurtarabilir. Her bireyin temel ilk yardım bilgilerine sahip olması, acil durumlarda hayati önem taşır.
Bugün, ilk yardımın önemine dikkat çekiyor; doğru ilk yardım bilgisiyle daha güvenli ve bilinçli bir toplum için farkındalık oluşturuyoruz.”
İLK YARDIM EĞİTİMİ
Bu arada, dün Gaziantep’te, ilk yardım konusunda toplumsal farkındalığı artırmak ve doğru müdahale bilincini yaygınlaştırmak amacıyla bir etkinlik düzenlendi.
Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça Eğitim ve Kültür Merkezi’nde, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (GASMEK) eğitmenlerine İlk Yardım Farkındalık Eğitimi verildi.
Yaklaşık 200 eğitmenin katıldığı programda; OED cihazının kullanımı, Heimlich manevrası ve acil durumlarda doğru ve bilinçli müdahalenin hayati önemi ele alındı. Temel ilk yardım uygulamalarının da gerçekleştirildiği eğitimde, acil durumlara doğru müdahale konusunda farkındalık oluşturuldu.
ŞEHİR HASTANESİNDEN MESAJ
Gaziantep Şehir Hastanesi de, Dünya İlk Yardım Günü dolayısıyla şu mesajı yayımladı:
İlk Yardım Hayat Kurtarır!
Bilinçli bir yardım için;
-Sağlık kuruluşuna haber vermeli,
-Eğitiminiz varsa, Temel Yaşam Desteği vermelisiniz.”
NE ZAMAN KUTLANIR?
Dünya İlk Yardım Günü, her yıl eylül ayının ikinci cumartesi günü kutlanıyor.
Gün ile, acil durumlarda sağlık ekipleri gelene kadar yapılan ilk yardımın hayat kurtarıcı önemini vurgulamak ve toplumda ilk yardım bilincini artırmak amaçlanıyor.
Dünya İlk Yardım Günü, 2003 yılından bu yana uluslararası düzeyde pek çok ülkede çeşitli etkinlikler ve kamu spotlarıyla destekleniyor. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/12/large/22043-0.jpg" length="2944" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Erken ergenliğin işaretleri</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28764874/erken-ergenligin-isaretleri</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28764874/erken-ergenligin-isaretleri</guid>
    <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Çocuklarda ergenlik döneminin normalden daha erken başlamasının aileler tarafından fark edilmesinin önemli olduğu belirtiliyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, özellikle çocuklarda yaşına göre erken ortaya çıkan fiziksel değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Ergenliğin çocukların büyüme ve gelişim sürecinin doğal bir parçası olduğunu belirten Doç. Dr. Özge Yüce, bazı çocuklarda bu sürecin beklenenden daha erken başlayabildiğine dikkat çekti.
Yüce, erken ergenliğin kız çocuklarında 8 yaşından, erkek çocuklarında ise 9 yaşından önce başlayan ergenlik bulguları ile değerlendirilmesinin önemli olduğunu aktardı.
Çocuklarda erken ergenliğin ilk belirtilerinin yaşa ve cinsiyete göre değişebildiğini ifade eden Doç. Dr. Özge Yüce, “Kız çocuklarında meme gelişiminin başlaması, koltuk altı ve genital bölgede kıllanma, hızlı boy uzaması gibi bulgular; erkek çocuklarında ise testis ve penis büyümesi, kıllanma, ses kalınlaşması ve hızlı büyüme gibi değişiklikler erken ergenlik açısından değerlendirilmelidir” dedi.
Ailelerin çocuklarında görülen her değişiklikte endişeye kapılmaması gerektiğini de vurgulayan Doç. Dr. Yüce, erken gelişim belirtilerinin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/11/large/22026-0.jpg" length="2525" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Fazla kilolara konforlu tedavi</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28749953/fazla-kilolara-konforlu-tedavi</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28749953/fazla-kilolara-konforlu-tedavi</guid>
    <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Obezite tedavisinde cerrahi yöntemlere alternatif olarak değerlendirilen yutulabilir mide balonu, ameliyat olmak istemeyen veya cerrahi dışı bir seçenek arayan hastalar için öne çıkıyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi, Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Başar Aksoy, yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
“Yutulabilir mide balonunun önemli özelliklerinden biri, cerrahi bir operasyon gerektirmeden uygulanabilmesidir. Hastanın bir kapsül şeklindeki balonu yutmasının ardından gerekli kontroller gerçekleştirilir ve uygunluk değerlendirmesi yapılır. Bu durum, ameliyat veya anestezi konusunda endişe yaşayan hastalar açısından önemli bir konfor sağlayabilir.”
Dr. Öğr. Üyesi Başar Aksoy, “Uygulama sonrasında hastanın durumuna göre günlük yaşamına dönüş süreci planlanıyor” diye konuştu.
Dr. Öğr. Üyesi Başar Aksoy, “Balon mide içerisinde yer kaplayarak hastanın daha erken doygunluk hissetmesine ve porsiyonlarını kontrol etmesine destek olmayı amaçlıyor. Ancak burada önemli olan nokta, balonun tek başına bir çözüm olarak görülmemesi. Hastanın beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi ve tedavi sürecine uyum göstermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/10/large/22015-0.jpg" length="2667" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Çocuklarda kırmızı lekeye dikkat!</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28729132/cocuklarda-kirmizi-lekeye-dikkat</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28729132/cocuklarda-kirmizi-lekeye-dikkat</guid>
    <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Çocuklarda özellikle yaşamın ilk aylarında ortaya çıkan kırmızı veya mor renkli cilt oluşumları, ailelerde endişeye neden olabiliyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ekrem Ünal, çocukluk çağında sık karşılaşılan hemanjiomlar hakkında yaptığı açıklamayla aileleri bilgilendirdi.
Hemanjiomların görünümünün ve büyüme hızının çocuklar arasında farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Ünal, şu bilgileri verdi:
“Hemanjiomlar çoğunlukla yaşamın ilk aylarında büyüme gösterir. Bu süreçte aileler oluşumun kısa sürede büyüdüğünü veya renginin belirginleştiğini fark edebilir. Bu durum her zaman kötü bir hastalık anlamına gelmez. Ancak hemanjiomun tipi, büyüklüğü, bulunduğu bölge ve büyüme hızı mutlaka ilk beş ay içerisinde çocuk hematolojisi ve onkolojisi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.”
Hemanjiomların önemli bir bölümünün zaman içerisinde kendiliğinden küçüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Ekrem Ünal, her vakada ilaç veya başka bir tedavi uygulanmasının gerekli olmadığını vurguladı.
Hemanjiomun bulunduğu bölgenin tedavi kararında önemli bir faktör olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, özellikle göz çevresi, burun, ağız ve solunum yolları gibi kritik bölgelerde bulunan oluşumların daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Ekrem Ünal, “Göz çevresindeki bir hemanjiom görme fonksiyonunu etkileyebilecek bir büyümeye neden olabilir. Burun ve ağız çevresindeki oluşumlar beslenme veya solunum açısından sorun oluşturabilir. Solunum yoluna yakın yerleşimli hemanjiomlarda ise hava yolunun etkilenmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle kritik bölgelerde bulunan veya hızlı büyüyen hemanjiomlarda erken uzman değerlendirmesi önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Ekrem Ünal, ailelerin özellikle hızlı büyüyen, göz çevresinde bulunan, kanama veya yara oluşumu gösteren, beslenme ya da solunum sorunlarına neden olan hemanjiomlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini ifade etti. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/09/large/22005-0.jpg" length="2598" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Bel ağrısı ne zaman tehlikeli?</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28754025/bel-agrisi-ne-zaman-tehlikeli</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28754025/bel-agrisi-ne-zaman-tehlikeli</guid>
    <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Tıp uzmanları, bel ve boyun ağrısının bazı belirtilerinin acil müdahale gerektirebileceğini vurguluyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Abdullah Erzurum, her ağrının fıtık veya ameliyat anlamına gelmediğini, ancak bazı belirtilerin ciddi sinir ve omurilik basısının habercisi olabileceğini söyledi.
Bel ve boyun bölgesindeki ağrıların farklı nedenlerden kaynaklanabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Abdullah Erzurum, “Ağrının kaynağının doğru şekilde belirlenmesi, tedavinin de doğru planlanabilmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
Vatandaşların özellikle nörolojik belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Erzurum, “Ani gelişen veya giderek artan güç kaybı, kol ya da bacakta belirgin kuvvetsizlik, idrar veya dışkı kontrolünde bozulma gibi durumlar önemsenmelidir” ifadelerini kullandı.
Bel ve boyun fıtığı tanısı alan hastaların önemli bir bölümünde ameliyat gerekmeyebileceğini belirten Op. Dr. Abdullah Erzurum, tedavinin hastaya göre planlandığını ifade etti.
Günlük yaşamda yanlış duruş, hareketsizlik ve omurgaya aşırı yük bindirilmesinin şikayetleri artırabileceğini belirten Op. Dr. Abdullah Erzurum, uzun süren, tekrarlayan veya günlük yaşamı etkileyen bel ve boyun ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/08/large/21994-0.jpg" length="2771" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Gaziantep Şehir Hastanesi’nde yeni dönem</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28726650/gaziantep-sehir-hastanesinde-yeni-donem</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28726650/gaziantep-sehir-hastanesinde-yeni-donem</guid>
    <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Gaziantep Şehir Hastanesi bünyesinde bulunan Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi, aktif hale getirilerek kalp ve akciğer hastalıkları bulunan bireylere yönelik kapsamlı rehabilitasyon hizmeti sunmaya başladı ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Hastaneden yapılan açıklamaya göre, ünitede başta KOAH, astım, kistik fibrozis ve kronik solunum sistemi hastalıkları olmak üzere; efor kapasitesinde azalma, nefes darlığı ve günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılık yaşayan hastalara yönelik kişiye özel rehabilitasyon programları uygulanıyor.
Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’nde hastalar, farklı branşlardan sağlık profesyonellerinin yer aldığı multidisipliner ekip tarafından değerlendirilerek ihtiyaçlarına uygun tedavi ve egzersiz programlarına alınıyor.
Ayaktan ve yatarak tedavi seçeneklerinin sunulduğu ünitede, günlük ortalama 40-50 hastaya rehabilitasyon hizmeti verilmesi planlanıyor.
Ünitenin öne çıkan özelliklerinden biri ise Kardiyopulmoner Egzersiz Testi (CPET) yapılabilmesine olanak sağlayan gelişmiş cihaz altyapısı.
CPET, hastaların egzersiz sırasında kalp, akciğer ve dolaşım sistemlerinin birlikte nasıl çalıştığının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesine imkân sağlıyor.
Bu teknoloji, Türkiye’de sınırlı sayıdaki merkezde bulunuyor.
Gaziantep Şehir Hastanesi Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi ile kalp ve akciğer hastalıkları bulunan bireylerin yaşam kalitesinin artırılması, egzersiz kapasitelerinin geliştirilmesi ve günlük yaşam aktivitelerine daha güçlü şekilde katılmalarının desteklenmesi hedefleniyor. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/08/large/21999-0.jpg" length="2633" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Nüfusu azaltan infertilite</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28743698/nufusu-azaltan-infertilite</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28743698/nufusu-azaltan-infertilite</guid>
    <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin karşılaşabildiği infertilite, toplumda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fuat Aksoy, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde gebeliğin oluşmamasının tek bir nedene bağlı olmadığını belirterek, infertilitenin hem kadın hem de erkek kaynaklı olabileceğini söyledi.
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin karşılaşabildiği infertilite, toplumda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Gebeliğin oluşabilmesi için kadın ve erkeğin üreme sistemlerinin sağlıklı çalışmasının yanı sıra yaş, hormonal durum ve çeşitli yaşam tarzı faktörleri de önem taşıyor.
Op. Dr. Fuat Aksoy, infertilite konusunda toplumdaki en önemli yanlışlardan birinin sorunun yalnızca kadına bağlanması olduğunu belirtti.
İnfertilitenin değerlendirilmesinde çiftlerin birlikte ele alınması gerektiğini belirten Op. Dr. Fuat Aksoy, “Gebelik oluşması, kadın ve erkeğin üreme sağlığının birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir süreçtir. Bu nedenle gebelik elde edilemediğinde yalnızca kadının değil, erkeğin de değerlendirilmesi gerekir” dedi.
Kadınlarda yumurtlama bozuklukları, tüplerde meydana gelen problemler, endometriozis ve rahimle ilgili bazı sorunların gebeliği zorlaştırabileceğini ifade eden Op. Dr. Fuat Aksoy, erkeklerde ise sperm sayısı, hareketliliği ve sperm yapısındaki bozuklukların infertilite nedenleri arasında bulunabileceğini söyledi.
Kadının yaşının gebelik planlamasında dikkate alınması gereken önemli faktörlerden biri olduğunu kaydeden Op. Dr. Fuat Aksoy, doğurganlığın yaşla birlikte değiştiğine dikkat çekti.
İnfertilite tanısının tek bir testle konulmadığını belirten Op. Dr. Fuat Aksoy, çiftin öyküsü, yaş, önceki gebelikler ve gerekli görülen tetkiklerin birlikte değerlendirilmesiyle infertiliteye neden olabilecek faktörlerin araştırıldığını söyledi.
Tedavi yönteminin her çift için farklılık gösterebildiğini ifade eden Op. Dr. Fuat Aksoy, “Tedavide öncelikle infertiliteye neden olabilecek faktörün belirlenmesi gerekir. Sonrasında çiftin yaşına, sağlık durumuna ve tespit edilen probleme göre uygun tedavi yöntemi planlanır” dedi.
Hastanın durumuna göre yumurtlama tedavileri, aşılama ve tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinin değerlendirilebildiğini belirten Op. Dr. Fuat Aksoy, tedavi kararının uzman hekim tarafından kişiye özel olarak verilmesi gerektiğini vurguladı.
Çocuk sahibi olma sürecinin çiftler açısından zaman zaman stresli ve yıpratıcı olabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Fuat Aksoy, infertilitenin bir çiftin ortak sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Op. Dr. Fuat Aksoy, “Bu süreçte çiftlerin birbirlerini suçlamaması, sorunu birlikte ele almaları ve gerektiğinde profesyonel destek almaları önemlidir. İnternette veya sosyal medyada yer alan doğrulanmamış bilgilerle tedavi uygulanmamalı, mutlaka uzman değerlendirmesine başvurulmalıdır” diye konuştu.
İnfertilitenin nedenlerinin günümüzde ayrıntılı şekilde araştırılabildiğini ve nedene yönelik farklı tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirten Op. Dr. Fuat Aksoy, çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin uygun zamanda uzman hekime başvurmalarının sürecin doğru yönetilmesi açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/07/large/21986-0.jpg" length="2590" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Covid 19’un sesli izleri</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28770645/covid-19un-sesli-izleri</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28770645/covid-19un-sesli-izleri</guid>
    <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Kronik öksürüğün nedenlerinden birinin, covid-19 döneminde oluşan akciğer katılaşması olduğu belirtildi ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Kronik öksürük veya diğer adıyla geçmeyen öksürük, genellikle altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olarak ortaya çıkar. Tedavi edilmediğinde kişinin günlük yaşamını ve uyku kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilir.
Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Bozdoğan, uzun süren öksürüğün nedenleri ve dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında bilgi verdi.
Yetişkinlerde sekiz hafta veya daha uzun, çocuklarda ise dört haftadan fazla devam eden öksürük kronik öksürük olarak değerlendirilir. Uzun süren öksürüğün nedeninin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması için uzman değerlendirmesi gerekir.
Geçmeyen öksürüğe balgam, boğaz ağrısı, yüksek ateş, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin eşlik edebileceğini ifade eden Dr. Serap Bozdoğan, şöyle devam etti:
“Geçmeyen öksürük; solunum yollarını etkileyen alerjik reaksiyonların, kronik enfeksiyonların veya sindirim sistemi rahatsızlıklarının belirtisi olabilir. Astım ve KOAH gibi alt solunum yolu hastalıklarının yanı sıra reflü gibi yemek borusunu etkileyen rahatsızlıklarda da görülebilir. Sigara kullanımı, uzun süren balgamlı öksürüğün önemli nedenlerinden biridir. Uzun süreli sigara kullanımı sonucunda öksürük kalıcı hâle gelebilir.”
Geçmeyen öksürüğün yaygın nedenleri arasında astım, reflü, kronik bronşit, sinüzite bağlı geniz akıntısı ve sigara kullanımı yer alır. Grip veya zatürre gibi enfeksiyonların ardından solunum yollarında devam eden tahriş de öksürüğün uzun sürmesine yol açabilir.
Bunların yanı sıra alerjik hastalıklar, KOAH (kronik tıkayıcı akciğer hastalığı), bazı ilaçların yan etkileri (bazı tansiyon ilaçları)ve akciğer kanseri , tüberküloz , covid 19’dan sonra gelişen akciğer katılaşması , büzülmeleri kronik öksürüğe neden olabilir. Bu nedenle öksürüğün kaynağı belirlenmeden gelişigüzel ilaç kullanılmamalıdır.
Geçmeyen öksürüğe ne iyi gelir?
Yaşam alanlarının düzenli olarak havalandırılması, ortamın uygun nem seviyesinde tutulması, gün içerisinde yeterli miktarda su tüketilmesi ve sigara dumanından uzak durulması öksürüğün hafiflemesine yardımcı olabilir.
Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen doz ve sürede kullanılması gerekir. Reflüye bağlı öksürüğü bulunan kişilerin ise baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durması, yatmadan hemen önce yemek yememesini öneririm.
Tedavi öksürüğün nedenine göre planlanmalı
Öksürüğün tek başına bir hastalık değil, farklı hastalıkların belirtisi olduğunu vurgulayan Dr. Serap Bozdoğan, şunları söyledi:
“Tedavinin başarılı olabilmesi için öncelikle öksürüğe neden olan durumun belirlenmesi gerekir. Muayenenin ardından gerekli görüldüğünde akciğer grafisi, solunum fonksiyon testi ve diğer tetkiklerden yararlanılabilir. Öksürük şuruplarının veya antibiyotiklerin bilinçsiz kullanılması, tanının gecikmesine ve istenmeyen etkilere yol açabilir.”
Dr. Bozdoğan; giderek şiddetlenen, günlük yaşamı veya gece uykusunu etkileyen öksürüğün ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Öksürüğe nefes darlığı, kanlı balgam, göğüs ağrısı, yüksek ateş, gece terlemesi ya da açıklanamayan kilo kaybının eşlik etmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/07/large/21987-0.jpg" length="2406" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Kadınlara ücretsiz terapi</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28721393/kadinlara-ucretsiz-terapi</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28721393/kadinlara-ucretsiz-terapi</guid>
    <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Gaziantep’te uygulanan sosyal sorumluluk projeleri arasında terapiler de dikkat çekiyor ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Şehitkamil Belediyesi, “Güçlü Kadın, Mutlu Aile” sloganıyla yeni bir çalışmayı hayata geçiriyor.
Konuya ilişkin açıklamada, “Şehitkamil’de kadınlarımızın kendilerini daha iyi hissetmeleri, paylaşmaları ve destek almaları için ücretsiz bireysel ve grup terapilerimiz başlıyor” denildi.
Klinik psikolog eşliğinde gerçekleştirilecek grup terapilerine ilçede yaşayan tüm kadınlar davet edildi.
Hanımlar Lokali’nda yapılacak terapiler için başvurular belediyeye yapılacak.
Başvuru: http://sehitkamil.bel.tr ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/05/large/21978-0.jpg" length="3272" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Prostatın şaşırtan tedavisi</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28746627/prostatin-sasirtan-tedavisi</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28746627/prostatin-sasirtan-tedavisi</guid>
    <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Barut, prostat büyümesinin tedavisinde su buharının da sonuç verebildiğini söyledi ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Erkeklerde yaş ilerledikçe daha sık görülen iyi huylu prostat büyümesi, idrar yapmada zorlanma, idrar akışında zayıflama, sık idrara çıkma ve gece uyanma gibi şikayetlere neden olurken, tedavide minimal invaziv yöntemler de öne çıkıyor.
Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Barut, prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan Rezum yönteminde, prostat dokusuna su buharı verilerek büyümüş dokunun küçültülmesinin hedeflendiğini söyledi.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre Barut, prostat büyümesinde tedavinin hastaya göre planlanması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Rezum yönteminde idrar kanalından özel bir cihazla girerek prostatın büyümüş bölgelerine kontrollü şekilde su buharı uyguluyoruz. Su buharının taşıdığı ısı enerjisi prostat dokusunda kontrollü bir etki oluşturuyor. Tedavi edilen doku zaman içerisinde vücudun doğal iyileşme süreciyle küçülüyor. Böylece prostatın idrar kanalına yaptığı baskının azaltılmasını hedefliyoruz.”
Rezum yönteminin klasik prostat ameliyatlarından farklı olduğunu belirten Barut, “Rezum uygulamasında prostatı kesip çıkarmıyoruz” dedi.
Prostat büyümesinde tek bir tedavi yönteminin bulunmadığını belirten Doç. Dr. Osman Barut, “Bazı hastalarda ilaç tedavisiyle takip yeterli olabilirken, bazı hastalarda endoskopik veya lazer cerrahileri, bazı uygun hastalarda ise Rezūm gibi minimal invaziv yöntemler gündeme gelebiliyor” diye konuştu.
Doç. Dr. Osman Barut, “Prostat tedavisi planlarken hastalarımızın beklentilerini ayrıntılı olarak değerlendiriyoruz. Özellikle cinsel fonksiyonların korunması birçok hasta açısından önemli. Rezūm gibi minimal invaziv yöntemleri değerlendirirken de bu konuları hastalarımızla konuşuyoruz” dedi. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/04/large/21963-0.jpg" length="2634" type="image/jpeg"/>
      </item>
    <item>
    <title>Türkiye’de bir ilk şehrimizde yaşandı</title>
    <link>https://mygaziantep.com/haber/28712204/turkiyede-bir-ilk-sehrimizde-yasandi</link>
    <guid isPermaLink="true">https://mygaziantep.com/haber/28712204/turkiyede-bir-ilk-sehrimizde-yasandi</guid>
    <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
    <category>Sağlık</category>    <description><![CDATA[ Gaziantep Şehir Hastanesi’nde daha önce açık kalp ameliyatı geçiren hastanın kalbindeki delik, ikinci kez göğüs kafesi açılmadan kapatıldı ]]></description>
    <content:encoded><![CDATA[ Kardiyoloji Kliniğinden Doç. Dr. Veysel Özgür Barış, işlemin kendileri açısından oldukça zorlu olduğunu belirterek, “Hastamız daha önce açık kalp ameliyatı olmuştu. Konsey kararımız doğrultusunda anjiyografik yöntemle kalbindeki deliği başarıyla kapattık” dedi.
Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, “Kardiyoloji, Pediatrik Kardiyoloji ve Anesteziyoloji ekiplerimizin özverili çalışmalarıyla bu tür özellikli işlemleri gerçekleştirmekten gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Bilimsel literatürde, bu özellikteki benzer vakaların dünyada yaklaşık 10 ile sınırlı olduğunu belirten Prof. Dr. Uluşan, Türkiye’de ise daha önce benzer bir uygulamaya rastlanmadığını ifade etti.
Hasta Ziya Özer ise, “Yürüyemiyordum, merdiven çıkamıyordum. Şimdi Allah’a şükür çok iyiyim. Doktoruma, ekibine ve Gaziantep Şehir Hastanesi çalışanlarına teşekkür ediyorum” dedi.
İşlem sonrası şifa ile taburcu edilen Ziya Özer’in tedavisi, Gaziantep Şehir Hastanesi’nin ileri teknoloji altyapısı ve multidisipliner sağlık hizmeti anlayışıyla başarıyla tamamlandı. ]]></content:encoded>            <enclosure url="https://static.daktilo.com/sites/1829/uploads/2026/09/03/large/21956-0.jpg" length="3269" type="image/jpeg"/>
      </item>
  
</channel>
</rss>
